Ocak 2012
10 gönderi
O cefa etse de, bu benim için bir safhadır,gönül inciten sevgiliye can feda...
– Uyumadan evvel bir paragraf Mesnevi ruhu güzelleştirir.
İsteğe bağlı başlık ekledim.
Görüşmeyeli nasılsın, Sevgili Tumblr? Tamam tamam teşekkürler, ben de iyiyim!
İnanır mısın geçenlerde telefonuma bir haller olduydu, o vakit sinirlenip komple silmiştim verileri. Tertemiz nur topu gibi bir Android’im olmuştu. Ahah, yok canım uzaylı olandan değil, sen bana birini android var ya, hah işte ondan. Neyse, zorlama.
İşte, ben öyle büyük bir buhran içerisindeyken seni unutmuşum!...
Kasım 2011
15 gönderi
Yüreğim / Yüreğin – Mekansız →
Henüz 7 yaşında annesinin terk edişiyle çocukluğu bitmiş, kendini bu acıya katlanamayan babasını teselli ederken bulmuştu, Ceylan. Acılardan biraz olsun uzaklaşmak isteyen babası o yaz…
Göçük altı →
Kelimenin olumlu anlamıyla konuşurum ben, tam anlamı benim için umutlu tarafıdır her birinin. Binlerce umutsuz kelime yan yana gelse de zihnime umutsuzluğu aşılaması mümkün değildir. Oysa bazı anlar…
Kendi gönderime yorum yapamadığım için sana ısınamayacağım sanırım sevgili Tumblr.
Zira o özelliğin olsa idi, az evvelki fotoğrafıma,
“uu hatuna bak, taş gibin maşallah”
diyen GregorumSamsam Efendi’ye diyecektim ki
-Mezar taşıma da öyle yazın!
Sen olmasan… Bu samîmî bir îtirâf işte;
“Sen olmasan yaşayamam:...
Üstüme iyilik sağlık! →
Kendine güneşi pek yanaştırmayan bu evde sabahın oluşunu içeri dolan okul çocuğu sesleri ile anlayabiliyorum ancak. Sabahın ilk vakitleri sokağa dökülen o uykulu çocuk sesleri. Yorganın bir adım…
Ekim 2011
2 gönderi
Mutlu olmak için →
Biraz süt ve kakao kısık ateşte kıvama geliyor, az şekerle tatlanıyor; bir parça çikolata tüm bu kargaşanın kendisini beklediğini anladığı anda karışıyor aralarına. Yavaşça yayılıyor süt ve…
Temmuz 2011
2 gönderi
Keyfim biraz yerinde olsaydı “Dillere Düşeceğiz Seninle” söylemek isterdim. Başımda kır çiçeği görünümlü bir taç ile ancak onu söylemeliydim.
_kör olayım, yaaar…
Haziran 2011
1 gönderi
Yüreğim / Yüreğin İzmir -4 →
-dördüncü mektup
Ölüm… O mahfuz kıyının son yolcusu da Bahar oldu demek, 30 yaşını doldurmadan. Ah! Neyse ki 30. yılımızı doldurduk biz, sevinç duyabiliriz bunun için! Gençliğimize doymuş olarak…
Mayıs 2011
10 gönderi
insandankacanhumanist şunu sordu: özledim efendim sizi. afiyettesinizdir inşallah?
ruyaperisi şunu sordu: Ah efendim, lütfen üzmeyiniz kendinizi :))
Diğer blogunuzu severek takip eden bir okuyucunuzum bu arada. :)
Yüreğinize ve kaleminize sağlık, çok seviyorum özellikle de mektuplarınızı, sizinle birlikte İzmir'e gidiyor, ordan tekrar İstanbul'a dönüyorum :)
Diğer blogunuzu severek takip eden bir okuyucunuzum bu arada. :)
Yüreğinize ve kaleminize sağlık, çok seviyorum özellikle de mektuplarınızı, sizinle birlikte İzmir'e gidiyor, ordan tekrar İstanbul'a dönüyorum :)
gregorumsamsam şunu sordu: eller bana ben sana soruyorum efem.
fasulyenin faydaları? :)
fasulyenin faydaları? :)
buradan bana hiç soru gelmedi :(
bir gregor kadar fikri mühim bir insan olduğumu düşünüyorum oysa. :(
Yüreğim / Yüreğin İzmir -3 →
-üçüncü mektup
Kalbim dedim, Ömrüm, kalbim kapı önü eşiği. Kayyuni katiplerine ne hesap vereceğimin derdindeyim, sense basit kelime oyunları ile beni sarsacağını sanıyorsun, hey! 15 senedir ben…
Yüreğim / Yüreğin İstanbul -2 →
-ikinci mektup
Satırlarımda biz yokuz öyle mi, ben yokum, sen yoksun! O zaman sana beni anlatayım. Neden evlendim biliyor musun, aşktan, sevgiden, şundan bundan değil, aşk mı, sevgi mi, yok böyle…
Yüreğim / Yüreğin İzmir -2 →
-ikinci mektup
Koca bir “ah!” üzerine kurulmuş 15 senenin sonrasında gelen yanıtınla yeniden beyazladı kanatlarım. Düşlere inanmaya devam eden bir çocuk ya da orta yaşına umutsuzluk emareleri ile…
Nisan 2011
11 gönderi
Yüreğim / Yüreğin İstanbul →
-birinci mektup
Hayır, düşlere inanmıyorum. Neden inanayım ki?! İçinde olduğum hayat yeterince gerçek. Düş mü, vakit kaybı. Hâlâ aynısın, hâlâ…
Merhaba sana da. Aslında yazayım mı diye çok…
Demek ki kendi gönderilerimize yorum yapamıyoruz, çok akıllıyım! ^^
– imza,
meruş hanım.
Ahah, nereden yanıt veriliyor bulamadım =))
Patır patır beğeniler geliyor, hepiniz burada mıydınız yahu?
Ee niye çağırmıyordunuz peki beni de? Oldu mu hiç, sığar mı bu arkadaşlığa?
Sığar mı, Bilal?
Sığar mı, Melih?
Sığar mı Handan?
Zeynep!, sığar mı?
Sen diyiver hafif abi’m, sığar mı?!
Ha Rıza, sığar mı?